Sanatın Bilimini Yapan Fakülte

Güzel Sanatlar Eğitimi’nde amaç sadece sanatçı yetiştirmek değil, kişinin sanatı yaşamasını sağlayarak onu yaratıcılığa yöneltmektir. Yaratıcılığın geliştirilmesindeki temel nokta, sanatın sadece duyu ve duyguları ön plana çıkaran bir anlayışı içermemesidir. Düşünülenin aksine bireyin kendini sanat uğraşı aracılığıyla ifade etmesi, sanatını kavramsallaştırması, eleştiri ve değerlendirmeyi kullanması, sanatın aynı zamanda zihinsel bir sürecin parçası olduğu bilincini edinmesidir. Dolayısıyla Güzel Sanatlar Eğitimi anlayışı, hem sanat eğitimini hem de sanat yoluyla eğitim anlayışını geniş ölçüde kapsar. Bu eğitim anlayışı, bireyin kendinde var olan yaratıcı potansiyelini yaşamının tüm alanlarında kullanabilmesini ve tam bir kişilik geliştirmesini sağlayarak estetik eğitiminin gerçekleşmesini de sağlar.

Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, 03.04.1997 tarih ve 22953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 04.12.1996 tarihli 96/9184 sayılı Bakanlar Kurulu kararı üzerine 2809 sayılı Kanunun ek 30’uncu maddesine göre kurulmuştur.

Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 01/07/2015 tarihli toplantısında, 2547 sayılı Kanun’un 2880 sayılı Kanun’la değişik 7/d-2 maddesi uyarınca, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım, Müzecilik Bölümleri ile 13/04/2016 tarihli toplantısında Temel Eğitim Bölümü (bölümün adı daha sonra Temel Sanat Eğitimi olmuştur) açılmıştır. Eğitim Bilimleri Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Çakır İlhan 2015-2017 yılları arasında Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kurucu dekanlığını yürütmüştür.

Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü lisans programına 2016-2017 eğitim-öğretim yılından itibaren merkezi yerleştirme sınavı ile öğrenci alınmaya başlamıştır. İlk mezunlarımızı 2019-2020 eğitim-öğretim yılında verecek olmanın heyecanını şimdiden yaşıyoruz.

Sanatlar birbirine yakındır ve bilimden uzak alanlar değildirler. Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni diğer sanat fakültelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi, sanatı öğretirken sanatın bilimini de yapacak olan bir fakülte olmasıdır. Kendine özgü bir kimlik anlayışını geliştirmek düşüncesi ile yola çıkan Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bu amaçla kendi kimliğini kazanarak, geliştireceği sanat anlayışı ile özellikle günümüzün yaratıcı ve demokratik insanının sanat içinde ve sanat yoluyla yetiştirilmesinde öncü bir kurum olacaktır.

Güzel Sanatlar Fakültesi, kendi öyküsünü yazmak için yola çıkmış ve köklü bir sanat kurumuna dönüşeceği günlerin temelini sağlamca atmıştır. Sanatı öğreten ve kültürü biçimlendirmeyi önemseyen Güzel Sanatlar Fakültesi, hem Ankara Üniversitesi’nin kültür ve sanat politikalarına yön vermeyi hem de Türkiye’de sanat bilincinin yerleşmesini ve sanatın bir çağdaşlaşma yolu olduğu anlayışını yaymak üzere çalışmalarına başlamıştır.

Güzel Sanatlar Fakültesi, sanat ve bilim ilişkisini kuran bir fakülte olarak fark yaratmayı amaçlamakla birlikte sanat aracılığı ile “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” sanatçıları ve sanat bilimcilerini yetiştirmeyi Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir sorumluluk olarak görmektedir.  Bu nedenle Güzel Sanatlar Fakültesi; Ankara Üniversitesi’nin bilimin, sağlığın ve tekniğin olduğu kadar sanatın da üniversitesi olduğu anlayışının geliştirileceği önemli adreslerden biri olacaktır.

Sanatın güzel öykülerini yazmak dileğiyle…